Tüm dünyaya kötüledi

Türkiye ile alakalı hemen hemen tüm yayınları ülkemizin aleyhine olan Al-Monitor’e verdiği röportajda CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu, Osmanlı ve Türkiye hakkında çarpık görüş ve ithamlarda bulundu. Kaftancıoğlu ayrıca Erdoğan’a da “diktatör” dedi.

“Osmanlı’da olsak ilkokulda zorla evlendirilebilirdim” herzesi
Al-Monitor için verdiği röportajda Kaftancıoğlu, Osmanlı içi kötüleme yapıp cehalet sergiledi. Kaftancıoğlu, “Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve yoldaşları ülkemizi kurtarmasaydı, ilkokulun dışında evlenmeye zorlanan ve kalan hayatımda kocasının finansal desteğine bağlı olan o kızlardan biri olabilirdim” ifadesini kullandı.

Osmanlı ve İslam ile problemli kafanın bir asra yakın süredir diline pelesenk ettiği bu uyduruk ve palavra Osmanlı kadını portresini Kaftancıoğlu bu İngilizce röportajda da kullanarak sadece Osmanlı’yı kötülerken sahip olduğu cehaleti sergilemekle de kalmadı, dış dünyaya karşı bunu yapmak gafletinde de bulundu.

Halbuki onlarca yıldan beri arşiv malzemesi ve başta kadı mahkemeleri kayıtları olan Şeriyye Sicilleri çalışmalarıyla; kadınların şayet bir erkeği istemiyorlarsa onla evlenmeye karşı durup erkeğin itirazına rağmen mahkemeden de bu konuda Şer’-i Şerif’in icabı olduğundan gayet destek gördükleri ortaya konmuştur. Ayrıca kadınların devrin dünyasının günümüze nazaran çok çok daha az meslek kolu ve dar çalışma sahası olmasına rağmen, pek hürmet gördükleri doktorluk alanı dahil çeşitli iş alanlarında bulunduğunu, bilhassa babalarından miras kalması gibi yollarla da oldukça ciddi mülk sahibi olup kocaları vefat ettiğinde de çiftlik işletmek gibi esaslı işlerle gayet geçimlerini sürdürebildikleri misalleri de pek çok bulunmaktadır.

Ayrıca devir içerisinde 12-15 yaş civarında evlenme; eğitim döneminin yıl bazında daha kısa sürmesi, dönemin sosyal hayatının çıkardığı engel ve istediği hususiyetin daha az ve nispeten sıradan olması gibi sebeplerle hayata atılımın da çok daha erken olmasıyla alakalı bulunmaktadır. Nitekim bu Osmanlı dünyasına has olmayıp, 18. yüzyıl sonlarında bile Amerikan çiftliklerinde daha 8-10 yaş civarında çocukların çalışmaya başladıkları o dönemden kalan günlüklerle dahi sabittir ve bu konuda akademik yayınları da bulunmaktadır. Üstelik bu yayınlarda hayata böyle erken başlamış birçoğunun okula gidip eğitim gören kesim içinde de bulunduğu ortaya konmaktadır.

Nitekim 18. yüzyılda İngiltere’yi İrlanda ve İskoçya ile birlikte ziyaret etmiş M. Misson da, İrlanda’da kızların 10 yaşında evlenebilmekle birlikte genelde 12 yaşında evlendiklerini, İngiltere’de ise bir oğlanın 14 bir kızın ise 12 yaşında evlenebileceğini gözlemlemişti. Eseri dönem içerisinde bir İngiliz tarafından tercüme edilmiş ve yazdığı hemen her şeyde doğruluk olduğu notu da tercümenin başına düşülerek yazdıkları desteklenmektedir.

Türkiye’de kadınlar toplum ve ekonomi hayatından atılıyor, azınlıklar ıstırap içinde yaşıyormuş!
Kaftancıoğlu röportajında Ordu’da muhafazakâr bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini belirttikten sonra, üniversite öğrenciliği yıllarında her daim “taban örgütlenmesi hareketlerine” iştirak ettiğini belirtti.

Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2010’da CHP’nin başına geçmesinden sonra ülke için değişim ve umudun mümkün olabileceğini fark ettiğini söyleyen Kaftancıoğlu, işte bundan sonra aktif siyasette yer almaya karar verdiğini tebarüz ettirdi.

Kaftancıoğlu devamında ise, Osmanlı hakkında sergilediği cehaletten sonra günümüz Türkiyesi için de cehalet gösterip kadınların “sistematik olarak sosyal ve ekonomik hayat dışına itildiklerini” söyledi. Hakikatin 180 derece tersindeki bu ifadeyi söylemekten herhangi bir surette hicap duyduğu röportaj için gözlemlenemedi.

Bunla da iktifa etmeyen Kaftancıoğlu, azınlıkların suiistimale uğramakla muzdarip olduklarını söyledi… Kaftancıoğlu, siyasi sistemin her açıdan kendilerini eşitsiz bir duruma zorladığını da dermeyan ederek, gelir dağılımında adaletsizlik vb. hususlarda düzelme için Türkiye’de sistem değişmesi gerekiği görüşünü de açıkladı.

Erdoğan’a “diktatör” göndermesi.. Dünya sorunlarını Türkiye’ye mahsus gibi sunması..
Diğer yandan Kaftancıoğlu, Erdoğan’a da “diktatör” göndermesinde bulundu. “İtaat kültürünü reddeden bir dili temsil ettiklerini” söyleyen Kaftancıoğlu, korkmadığı için onları kızdırdığını, tüm dktatörlerin bilhassa bir kadın kendisinden korkmadığından en ziyade öfkelendiklerini ileri sürdü.

Dünyaya aşırı Türkiye kötülemesi yapmaya marifetmiş gibi ısrarla devam eden Kaftancıoğlu, Türkiye’de özgürlük namına girişilen herhangi bir aktivitenin tehlikeli olduğunu söyledi. Bununla da yetinmeyip, kadınlar için karanlık bastırdıktan sonra yürümenin ve hakikati korku duymadan konuşmanın da tehlikeli olduğunu kaydetti. Fakat Batı medyasını her gün dolduran kadını hastanelik edecek dayak ve tecavüz haberleri hakikatine rağmen karanlıkta yürüme tehlikesini Türkiye’ye has gibi sunması tepki çekti.

Kaynak: Yeni Akit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir