Mahkemeden skandal bir karar çıktı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti Hükümeti’ni devirmek için her türlü alçaklığa imza atan Geziciler ‘suçsuz’ çıktı. Batılı ülkelerin ve terör örgütlerin desteğiyle ülkeyi yangın yerine çeviren Gezici vandalların tamamı beraat etti. İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi; Gezi eylemleri sebebiyle yargılanan sanıkları ‘barışçıl ve meşru’ vurgusu yaparak skandal karara imza attı.

GARABET DOLU KARAR

17 sayfalık gerekçeli kararda, Gezi Parkı’na girme arzusuyla toplumun değişik kesiminden pek çok kişinin bir araya geldiği, kolluk kuvvetlerinin engel olma isteğine direnç gösterildiği, taş sopa ve muhtelif eşyaların görevlilere atıldığı ifade edildi. Toplanma sürecinin 11 gün içine yayıldığı ve 27 Mayıs’ta başlayan bu sürecin 6 Temmuz 2013’e kadar devam ettiği kaydedilen kararda, söz konusu toplanma alanının tünel girişi, İstiklal Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Taksim Meydanı ve bunlara çıkan sokaklar olmak üzere çok geniş yer olduğuna da dikkat çekildi.

HİÇBİRİNİ SİLAH SAYMADI

Gerekçeli kararda, “El konulan emanete alınan eşyalar gaz maskesi, baret gözlükleri, eldiven ve yüz kapamaya elverişli kumaş parçaları, saldırı aleti olmayıp, savunmadan kullanılan ölçü ve niteliktedir, dolayısıyla savunma amaçlıdır” ifadesi dikkat çekti. Gerekçeli kararda, sanıklardan Nuray Gündüz’den ele geçtiği söylenen basit 4 taşı, münferit olarak silahtan saymanın mümkün olmadığı da belirtilerek, “Kaldı ki bu sanık, ‘taşların üzerinde ele geçmediğini’ söylemiştir. Gelişen olay içerisinde, bunun, bulunulan çevrede ani olarak getirme elverişlidir, başkası tarafından atılmış olması mümkündür. Buna ilişkin bir kamera tespiti, görüntü kaydı bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

‘DEMOKRATİK BİR TOPLUMUN TEMELİ’

Sanıkların birbirini tanımadığının vurgulandığı kararda, “Bu toplanma, bir araya gelmenin, anlatımdaki neden çerçevesinde barışçıl olmadığını söylemek mümkün değildir. Avrupa Sözleşmesi’nin 11. maddesinde, ‘herkes barışçıl olarak toplanma hakkına sahip olduğu için önceden bir alınma zorunluluğu bulunmadığı’ ifade edilmiş, AİHM kararlarında bu hak teslim edilmiştir. Sözleşmelere bağlılık kuralı sebebiyle demokratik bir toplumun temeli olarak ifade edilmiştir. Sanıklar birbirlerini tanımamaktadır. Ortak bir sosyal yapıları ve beraberlikleri yoktur. Sosyal medyada çağrı ve bildirimlerin başlangıcındaki amaç meşrudur pek çok sıradan her kesimden insan bir araya gelmiştir” ifadesine yer verildi.

17 YILA KADAR HAPİS İSTENİYORDU

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında İtalyan uyruklu fotoğrafçı Mattia Cacciatori’nin de bulunduğu 19 sanık hakkında ise “görevi yaptırmamak için direnme”, “2911 sayılı kanuna muhalefet”, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” ve “ulaşım aracının hareket etmesini engellemek” suçlarından 1 ila 17 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası isteniyordu. Yeniakit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir