Erdoğan S-400 ve yaptırım açıklaması

Trump ile yaptığı görüşmeye ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, S-400 ve ABD’de süren Halkbank davasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Sayın Trump ile görüşmemiz çok olumlu bir havada geçti diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendileri S-400 ve F-35’ler konusunda bize destek veriyor. Yaptırımlara ilişkin olarak farklı opsiyonlara baktıklarını ve Türkiye’ye adil muamele yapılmadığını basının önünde açıkça ifade etti. Halkbank konusunun kısa sürede çözüleceğini ümit ediyoruz. Güvenli bölge, üzerinde ısrarla durduğum bir konu ve bu hususta da birlikte çalışmaya devam edeceğiz. İki ülke olarak daha önce planladığımız 75 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmaya çalışacağız. Sayın Trump, bu yıl içinde Türkiye’yi ziyaret edecek. Yaptığımız konuşmada bir noktaya vardık ve arkadaşlarımız süreci takip edecek. Bu ziyarette bir iş konseyi veya işadamları toplantısını da gerçekleştireceğiz.” dedi.

“BİR SIKINTI OLMADAN SÜRECİ AŞACAĞIZ”

-“Biz ABD ile stratejik ortağız. Böyle ülkeler arasında bu tür yaptırımlar olmaz” dediniz. Tam olarak “Ortadan kalktı” diyemiyoruz belki ama nasıl bir orta yol bulunabilir?

Yaptırım derken; “şu şu şu konuda yaptırım” diye hiçbir şey duymadık şu ana kadar. Sayın Trump, kendisi ile telefon görüşmelerimde, ikili olarak bir araya gelişlerimizde şu ana kadar “Biz size şu yaptırımı yapacağız” demedi. S-400’le ilgili olarak da “Haklısın” dedi. Bugün işi çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Bu ileri seviyede de Sayın Trump “Bu adaletsizliktir” dedi. Bu çok önemli. Sayın Putin’le üçlü olarak bir araya geldiğimizde de yine makul ve güzel şeyler söyledi. Tabi daha önce de Sayın Putin ve Trump arasındaki görüşmeyi Sayın Putin zaten bize anlatmıştı. Yani oralardaki görüşmelerde de bu konu olumlu istikamette. Öyle zannediyorum ki herhangi bir sıkıntı olmadan bu süreci aşacağız. Tabi bu arada Sayın Trump’ın Türkiye ziyaretinin gerçekleşmesiyle ve iş konseyini de yapmak suretiyle bu işi çok daha ileriye taşımış olacağız. Bu arada biz bir de oradan THY olarak 100 tane Boeing uçağı alıyoruz.

– Bütün dünya bu görüşmeye gözünü çevirmiş durumdaydı. “Sayın Erdoğan Trump’ı ikna edecek mi?” diye beklendi. Sanki ikna olmuş gibi geldi; “Hiçbir Hollywood setinde bu kadar güzel insanı bir arada görmedim” diyerek mesela. Nasıl karşıladınız bu yaklaşımını?

Böyle bir yaklaşım elbette iyi karşılanır. Tabii bundan sonraki süreç de çok önemli. Bu S-400’ler konusunda özellikle birilerinin, farklı kesimlerin sağda solda artık konuşmaması lazım. Çünkü bu açıklamadan sonra Sayın Trump konumunu belirlemiştir. Ama birileri de maalesef kendilerine göre gelin güvey oldular, rastgele yazıp çiziyorlar.

-Buna umut bağlayanlar var?

Evet var. Başlığı atıyorlar ama içinde bir şey yok. Hatta ben konuşmamda da yaptırımlar için “Böyle bir şeyi tahmin etmiyorum” açıklamasını kullandım.

“BU ABD GİBİ DEVLETE YAKIŞACAK BİR ŞEY Mİ”

Sayın Trump sizden sonra ABD basınına konuştu. Sizinle yaptığı açıklamaları daha da ileriye götürdü. “F-35’leri, yani parasını ödediği uçakları almak istiyorlar, bundan doğal ne olabilir ki?” dedi.

Bunu bizim yanımızda da söyledi zaten. F-35’ler konusunu daha önce de kısmen anlatmıştım. Biz şu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık ve alacağımız savaş uçağı sayısı 100 artı 16. Yani toplamda 116 tane. Bunların da ödeme planları belirlenmiş durumda. Mesela geçen hafta 50 milyon dolarlık ödeme yapıldı. Bu peyderpey gidiyor. Bu ödemeyi aksatmadan yapan bir ülkeye, üstelik bir stratejik ortağa karşı böyle bir uygulamayı o da haklı olarak eleştirdi; “Ödemesini yapıyorlar ama biz uçaklarını vermiyoruz” dedi. Bu ABD gibi bir devlete yakışacak bir şey mi? Mümkün değil. Üstelik gönderdiğimiz pilotların eğitim programını durdurmuşlardı.

Şimdi Rusya’da ise tam aksine, S-400’lerle alakalı çok ciddi bir eğitim çalışması yapıldı. O eğitim çalışmalarına katılanlar aynı zamanda öğretmen konumundalar. Yani döndükten sonra öğretmen olarak burada insan yetiştirmeye başlayacaklar. Biz yola çıkmışız. Şurada belki bir hafta, 10 gün içerisinde ilk serisi inmiş olacak. Böyle bir noktadayız ve bu konuda her türlü hazırlık, tedbir vesaire bitmiş. Bunu Trump’a açık açık ben de söyledim, Sayın Putin de söyledi.

“BİZ DE MENFAATİMİZİ DÜŞÜNECEĞİZ”

-Trump’la yaptığınız görüşme sonrası olası yeni bir Patriot alımına yeşil ışık yanmış oluyor mu?

Şimdi ilginç bir şey var. Teknolojik olarak bir S-400 üç Patriot’a bedel. Buna rağmen biz şartları görelim. Eğer şartlar S-400 ile eşit bile olsa biz Patriot alırız. Ama eşit olmazsa -kusura bakmayın- o zaman sen menfaatini düşünüyorsan biz de menfaatimizi düşüneceğiz. Bunu da açıkça söyledik.

-Eşit derken teknoloji transferini mi kastediyorsunuz?

Hayır. Kredi, ortak yönetim gibi birçok konu var ve tabi bir de fiyat meselesi. Maliyet analizlerini yapmadan bu tür adımları atabilir miyiz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir