Chp adayı iki konuda sınıfta kaldı

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında dün gerçekleştirilen programa dair çarpıcı bir yazı kaleme aldı. “İstanbul sonucuna etki edebilecek ilk 40 dakika” adlı yazısında Acet, iki konuda (Anadolu Ajansı ve seçimin tekrarı) İmamoğlu’nun sürekli “yan yollara” saptığını, Yıldırım’ın ise soğukkanlı ve yerinde cevaplarla güçlü tezler ortaya koyduğunu yazdı. İşte o yazı;

Sürpriz çıktı diyemeyiz.

CHP adayı Ekrem İmamoğlu vücut dilini, Ak Parti adayı Binali Yıldırım “sözünün gücünü” iyi kullandı.

İmamoğlu gözlere hitap etti, Yıldırım akıllara.Başından beri yakından takip edenler için yeni şeylerin dile getirildiğini pek söyleyemeyiz.

Ama nihai kararını oluşturmak için bu yayını bekleyenler, ya da adayların performansına göre karar vermek isteyenler için verimli bir yayın oldu diyebilirim.

Özellikle ilk 40 dakikası… 23 Haziran sonuçlarının temel belirleyici faktörü, İstanbul seçimlerinin “Neden yenilendiği” sorusu.

Oy tercihini değiştirecek olanlar, ya da sandık başına gitme kararı alanlar açısından bu soruya verilecek ikna edici argümanlar kıymetliydi. Programda bu konular ilk 40 dakika içinde konuşuldu. O nedenle buraya vurgu yapıyorum.

YSK’nın tekrar kararı aldığı 6 Mayıs’tan sonra yapılan anketlerde, kararı olumlu buluyorum diyenlerle, olumsuz buluyorum diyenler arasında olumsuz buluyorum diyenler lehine 10 puanlık farklar çıkıyordu.

Yani, İstanbul seçmeninin çoğunluğu tekrar sandık başına gidilecek olmasına karşı çıkıyordu.

Sonradan bu iki görüş arasındaki makas daraldı. Bunun nedeni, tekrar kararı konusunda Ak Parti’nin tezlerinin yavaş yavaş kabul görür hale gelmesiydi.

Seçimlere bir hafta kala bu konuda sergilenen performansların önemi burada. Yayın sonrası hücum edilen “Bu karşılaşma sonuçlara etki eder mi” sorusuna da buradan bakarak bir yorum yapılabilir.

İMAMOĞLU ANADOLU AJANSI ÜZERİNDEN YÜKLENDİ AMA…

İşte bu noktada Yıldırım ve İmamoğlu’nun yayında sergiledikleri performans üzerinde durmayı fazlasıyla hak ediyor.

En başta “Biz bu seçime neden gidiyoruz” sorusu sorulunca Yıldırım, “Bizim tercihimiz bu seçimin yenilenmemesiydi. Bunun için çok da çabaladık ama CHP bu konuda bize yardımcı olmadı” dedi.

“Keşke oyların tamamı sayılabilseydi, o zaman hiç kimsenin kafasında tereddüt, bir şüphe kalmayacaktı” dedi.

Bu konuda Ak Parti’nin başından beri üzerinde durduğu iki güçlü tezi var:

1-Oyların sadece yüzde 9’u sayıldığında neden aradaki fark 28 binlerden 13 bin 729’a indi.

2-Acaba oyların tamamı yeniden sayılmış olsaydı, sonuç ne olurdu?

Yayının ilk 40 dakikası boyunca İmamoğlu’nun bu iki teze nasıl bir karşılık vereceğini merak içerisinde bekledim. Ama kendisi soruların içeriğine doğrudan dokunan karşılıklar vermek yerine, “Yan yollara” saptı.

Anadolu Ajansı’nın o günkü yayınını gündeme getirdi. Halbuki, Ajans’ın veri aktarımıyla ilgili tartışmaların sonucu etkileyebilecek bir yönü yoktu. Yukarıda zikrettiğimiz iki soruya ikna edici tezlerle yanıt verebilseydi, elini güçlendirebilirdi.

NEDEN SADECE BÜYÜKŞEHİR SORUSU

CHP’nin, YSK kararıyla ilgili kafalarda soru işaretleri bırakan ikinci bir tezi daha vardı. İmamoğlu bu tezi gündeme getirdi.

“4 tane oy kullandığımız halde neden sadece büyükşehir seçimleri iptal edildi” diye sordu.

Söylediklerini görsele dönüştürmek için de cebinden 20 liralık bir banknot çıkartıp, “Bu, bu paranın içinde 5 lira yok anlamına gelir” dedi.

Yıldırım bu soruya hazırlıklıydı. YSK’nın “İtiraza göre” hareket ettiğini hatırlattı. Verilen süre içerisinde CHP diğer seçimler için itiraz etmediği için böyle bir sonuç çıktığını söyledi.

Yayınla ilgili, “Vasat kaldı” yorumu yapanlar da var. Tartışma programı deyince bardakların havada uçuştuğu bir yayın olmasını isteyen, ya da bekleyenler olabilir. Ama, doğru yöntem buydu.

Kimin ne dediğinin anlaşılması, kimin ne yaptığından daha önemli. Kural olarak adaylara adil sürelerin tanınması, birbirlerinin sözünün kesilmemesine özen gösterilmesi iyi oldu. “Vasat” yorumu bu nedenle yapılıyor olabilir.

Ama kuralların olması, programın niteliğini artırdı. Moderatör İsmail Küçükkaya, bazı konularda daha iyi, daha doğrudan ve daha muhatabına uygun sorular sorabilirdi, ama toplamda beklediğimden daha iyi bir yönetim sergiledi.

Haber7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir